Ana Sayfa   Hastalıklara Göre Şifalı Bitkiler   Türkçe İsim İndeksi   Latince İsim İndeksi   Familya İsim İndeksi   Haber / Yazı  
 
Bitki İsimlerinde:

Hastalıklarda:

Latince İsimlerde:


Tüm Makaleleri Göster

7 büyük soruna 7 doğal çözüm

Ağrı kesiciler yerine yoga, hormon ilaçları yerine şifalı çaylar… Tüm dünyada trend olan doğal çözümler, özellikle biz kadınların bazı sorunlarına fayda sağlayabiliyor. İşte size Dr. Ender Saraç’tan aldığımız tüyolarla; 7 sağlık sorununuz için en etkili doğal çözümler!

1. UYKU PROBLEMLERİ

Yatakta dakikalarca bir uçtan diğer uca dönüp durmanıza rağmen bir türlü uykuya dalamadığınız gecelerin sayısı bir hayli fazla mı? Yanıtınız ‘evet’ ise siz iyisi mi hemen bir uzmana başvurun. Eğer fiziksel bir hastalık tespit edilemezse, doktorunuz büyük bir olasılıkla bu yakınmanızın, yatağa kadar taşıdığınız ve beyninizde adeta cirit atan sorunlarınızdan kaynaklanacağını söyleyecektir. İşte bu durumda doğal yöntemlerin gücünden faydalanarak uykusuz gecelere son verebilirsiniz!

*Beslenme: Akşam yemeklerinde ayran gibi ‘triptofan’ maddesi içeren besinler veya içecekler tüketin. Çünkü bu aminoasit serotonin üretimini uyarıyor. Serotonin de daha sonra uyku hormonu olan melatonine dönüşüyor. Ayrıca anneannenizin önerdiği ballı sütü içmeyi de unutmayın: Sütün içeriğindeki protein önce serotonine, ardından da bizi uykuya hazırlayan melatonine dönüşüyor.

* Şifalı bitkiler: Uykusuzluk probleminde 6 şifalı bitki sakinleştirici özelliği sayesinde size deliksiz uyku vaat ediyor: Kediotu, şerbetçiotu, lavanta, melisa, papatya ve oğulotu. Bu bitkileri isterseniz çay olarak tüketebilir, isterseniz yağlarından birkaç damla yastığınıza damlatarak kokularından faydalanabilirsiniz.

Oğulotu çayının hazırlanışı: 2-3 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış oğulotunu, 1 bardak kaynar suyla haşlayın, 8-10 dakika demledikten sonra süzün. Balla tatlandırarak günde 2-3 fincan içebilirsiniz.

Papatya çayının hazırlanışı: Bir tatlı kaşığı dolusu papatya çiçeğini, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suda haşlayın. Ancak kaynatmamaya dikkat edin. Çayı 8-10 dakika boyunca, üzerini kapakla kapatarak demledikten sonra, süzün. Günde 1 veya 2 fincan tüketin.

2. BAŞ AĞRISI

Hava değişiminden tutun da strese kadar pek çok neden baş ağrısına yol açabiliyor: Bu sorunla karşılaştığımızda yapmamız gereken ilk şey, bol su içmek olmalı. Çünkü baş ağrısı sadece vücuttaki sıvı eksiliğinden bile gelişebiliyor.

*Şifalı bitkiler: Ağrınız yeni başlamışsa, hardal tozundan oluşan ayak banyosu yapabilirsiniz. Bu banyo kan dolaşımını hızlandırarak baş bölgesindeki tıkanmaya karşı etkili oluyor. Ayrıca kasımpatı ve zencefil de baş ağrısını hafifletebiliyor. Günde 500 mg’ı geçmeyecek şekilde alacağınız zencefil, baş ağrınızdan kurtulmanıza katkı sağlayabiliyor.

Hardal tozu banyosu: 4 yemek kaşığı siyah hardal tozunu, baldırınıza kadar doldurduğunuz suya dökün. Isının sabit kalması için 5 dakika sonra sıcak su ilave edin. Ayaklarınızı leğende 10 dakika tuttup, suyla durulayın. Ardından yünlü çoraplarınızı giyerek ayaklarınızın sıcak kalmasını sağlayın.

*Masaj: Baş ağrınız aşırı stresten kaynaklanıyorsa, ensenize ve şakaklarınıza ılık susam veya çin yağı ile yapacağınız minik dokunuşlar, sakinleşmesine yardımcı olabiliyor.

*Soğuk duş: Baş ağrısından yakındığınızda soğuk duş alın. Uzmanlar, soğuk suyla yapacağınız duşun kan basıncınızın normal değerlere ulaşmasına yardımcı olacağını belirtiyorlar.

Ayağınızı sıcak, başınızı soğuk tutacak banyo: Ayaklarınızı, ayak bilekleriniz de dahil olmak üzere 15 dakika sıcak suya sokun. Bu sırada başınızın üzerine de buz kompresi uygulayın. Uzmanlara göre; sıcak su ayaklarınızdaki damarların genişlemesini, soğuk kompres de başınızdaki damarların daralmasını sağlıyor. Böylelikle kan vücutta daha dengeli dağılarak baştaki basıncı, dolayısıyla da ağrıyı azaltıyor.

3. VAJİNAL MANTAR

Vajinal mantar enfeksiyonuna neden olan “candida albicans” mantarları aslında her kadının vajinasında doğal olarak var. Vajina florası sağlıklı olduğu sürece de herhangi bir probleme yol açmıyorlar. Ancak zayıflayan bağışıklık sistemi, antibiyotik kullanımı veya doğum kontrol hapları kullanımı gibi nedenler vajina florasını bozabiliyor, bunun sonucunda da maya hücreleri aktif hale gelip çoğalmaya başlıyor. İlaç tedavisiyle yakınmalar büyük bir oranda gideriliyor. Ayrıca alternatif yöntemler de tedaviye yardımcı olabiliyor.

*Aromaterapi: Enfeksiyonun ilk dönemlerinde, aroma yağlarıyla yapacağınız oturma banyosu yakınmalarınızın hafiflemesini sağlayabiliyor: 1 yemek kaşığı ölüdeniz tuzu ile gül ve lavanta karışımından oluşan 5 damla yağı kaynar suya ilave edin. İsterseniz suyun içine, kabuğunu soyduğunuz 1 diş sarımsak da atabilirsiniz. Ardından suyun üzerine doğru çömelerek buharın vajinal bölgenize ulaşmasını sağlayın.

*Şifalı bitkiler: Büyük bir pamuk parçasını, hazırlamış olduğunuz papatya çayına daldırın. Ardından vajinal bölgenizi bu pamukla, sabah ve akşam olmak üzere, günde 2 kez, önden arkaya doğru yavaşça silin. Aynı işlemi isterseniz defne yaprağıyla da yapabilirsiniz: Bir miktar defne yaprağını, dalları ve yemişleriyle birlikte 1 litre suda kaynattıktan sonra süzün. Vajinal bölgenizi bu suyla günde 2 kez yıkayın.

Demirhindi çayı da vajinal mantara karşı etkili olabiliyor: Bir fincan kaynar suyun içine 1 çay kaşığı demirhindi katıp, çayın demlenmesi için kısa bir süre bekleyin. Çayı süzdükten sonra sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez için.

4. ÖDEM

Regl öncesinde sabahları parmaklarınız ve ayaklarınız şişiyor, vücudunuz pantolonunuzun içine zorla mı sığıyor? Bu sorununuzda yalnız değilsiiniz, çünkü regl öncesinde metabolizmamız yavaşlıyor, bunun sonucunda da vücudumuz su toplamaya başlıyor. Bu durum canımızı yakmasa da kendimizi huzursuz ve mutsuz hissetmemize yol açıyor.

*Egzersiz: Vücudunuz su toplamaya başladığında, günde bir kez, en az 30 dakika boyunca kondisyon egzersizleri uygulayın. Bisiklete binmek veya yürüyüş yapmak, metabolizmanızın hızlanmasına ve ödemin vücuttan atılmasına yardımcı oluyor.

*Su terapisi: Tuz banyosu, vücuttaki fazla suyu dokulardan çekebiliyor: Bunun için 500 gr tuzu küvete döktükten sonra 36 derece ısıdaki suda 10 dakika boyunca dinlenin.

*Şifalı bitkiler: Isırgan otu veya yeşil - yulaf çayı toksinlerin vücuttan atılmasına katkı sağlıyor. Bu şifalı çayı günde 1-2 fincan içmenizde fayda var.

5. DEPRESİF RUH HALİ

Kendinizi halsiz ve yorgun hissediyor, hiçbir şeyden keyif alamıyor musunuz? Maalesef, adet öncesinde yaşanan hormon değişimleri zaman zaman depresif bir ruh haline bürünmemize yol açabiliyor. Eğer bu şikayetleriniz gün geçtikçe şiddetleniyorsa, yapmanız gereken şey elbette hemen bir doktora başvurmak olmalı. Ancak ruh haliniz özellikle regl döneminde değişiyorsa, doğal yöntemlerle sorunlarınızın hafiflemesini sağlayabilirsiniz.

*Beslenme: Bazı besleyici maddeler vücutta eksildiğinde ruh halimiz de olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bunun nedeni ise besleyici maddelerle birlikte sinir hücrelerinin de eksilmeye başlaması. Yapılan araştırmalar; omega 3 yağ asitlerinden olan DHA’nın beyin omurilik sıvısında yer alan seratoninin öncü maddesi olduğunu net olarak ortaya koydu. İşte bu yüzden uzmanlar depresyona karşı haftada 2 kez somon ve ton gibi yağlı balıklar tüketmenizi öneriyorlar. Ayrıca kompleks karbonhidrat yemeyi de alışkanlık haline getirin. Çünkü, bu karbonhidrat grubu mutluluk hormonu olarak nitelendirilen serotonin üretimini artıran pek çok triptofan maddesinin beyne ulaşmasını sağlıyor.

*Şifalı bitkiler: Enerjinizi yeniden kazanmak için1 adet zencefili 1 litre suda kaynatıp, süzün. Gün içinde 2-3 fincan içebilirsiniz. Sarı kantaron otu haplarını da doktorunuzun kontrolünde kullanabilirsiniz.

*Akupressur: Bu yöntem de ruhunuza iyi gelebilir. Bu önerimizi, gün boyunca birkaç kez, önce sol, ardından da sağ elinizle tekrarlayın: Başparmağınızla 5 kez, mümkün olduğunca sert bir şekilde, orta parmağınızın üzerindeki tırnağınıza bastırın.

6. SIRT AĞRISI

Regl dönemi boyunca sık sık karın ve sırt ağrılarından yakınıyor musunuz? Eğer bu sorununuz her regl döneminde tekrarlıyorsa, o zaman mutlaka bir doktora başvurun, çünkü şikayetlerinizin ardında yatan neden endometriozis veya rahimde sarkma gibi ciddi problemler olabilir. Ancak ağrı sadece regl dönemlerinde ortaya çıkıyorsa, doğanın iyileştirici gücünden faydalanabilirsiniz.

*Beslenme: Fındık, yeşil yapraklı sebzeler, patates ve muz gibi, kaslarınızın gevşemesini sağlayan magnezyumdan zengin besinler tüketirseniz, sırt ağrılarınızın hafiflemesine katkıda bulunabilirsiniz.

*Şifalı bitkiler: Jojoba yağı, biberiye, yasemin, mandalina ve ardıç yağından oluşan karışımı ağrıyan bölgenize gün içerisinde 2 kez sürün. Bu karışım kan dolaşımını hızlandırıyor ve kasların gevşemesine katkı sağlıyor.

7. REGL PROBLEMLERİ

Şiddetli, ağrılı ya da düzensiz… Regl ile ilgili yaşadığımız sorunların kaynağı, hormon değerlerini bozan aşırı stres olabiliyor. Bunu başarmak pek kolay olmasa da, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek ise reglin tekrar düzene kavuşmasını sağlayabiliyor.

*Egzersiz: Hafif bir egzersiz karın bölgesindeki kan dolaşımını güçlendiriyor ve krampların çözülmesini sağlıyor. Son yıllarda tüm dünyada trend olan yoga ve refleksoloji, regl ile ilgili yakınmaların hafiflemesinde büyük yarar sağlıyor. Özellikle ‘Supta Baddha Konasana’ egzersizi, karnın alt bölgesinde yer alan organları güçlendirip, gevşetiyor. Böylelikle regl dönemindeki ağrı gibi yakınmalarınızın hafiflemesine katkı sağlıyor.

‘Supta Baddha Konasana’: Ayaklarınız zemine basacak şekilde sırtüstü uzanın. Nefes alarak bacaklarınızı birleştirin ve dizlerinizi hafifçe bükün. Nefes verirken sağ dizinizi sağ yana, sol dizinizi de sol yana doğru yavaşça açın. Bu sırada ayak tabanlarınızı birleştirin. Parmaklar parmakları, topuk da diğer topuğu karşılayacak şekilde bacaklarınızı yere değdirin. Bu pozisyonda derin nefes alıp vererek, hareketsiz durun. Egzersizi günde 2 veya 3 kez, 4-5 dakika uygulayın. Yoga, düzensiz reglde de yararlı olabiliyor. Örneğin ‘Çocuk Duruşu’ olarak bilinen ‘Balasana’ karnın alt bölgesindeki organlara adeta masaj yaparak hormon üretimini uyarıyor.

Balasana: Ayak başparmaklarınız birbirine değecek şekilde diz çöküp, topuklarınızın üstüne oturun. Ellerinizi bacaklarınızın üzerine yerleştirin. Bu pozisyonda derin nefes alın ve nefes vererek gövdenizi zemine doğru yatırın. (Alnınız zemine değsin) Avuç içleriniz tavana doğru bakacak ve elleriniz de topuklarınızın yanına gelecek şekilde kollarınızı gövdenizin yanında zemine yerleştirin. Bu pozisyonda, derin nefes alıp vererek, 30 saniyeden birkaç dakikaya kadar kalın.

Bu yazı 3311 defa okundu

Kaynak : http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=11598390

Eklenme : 2011-11-17


Rastgele Bitki