Warning: mysql_data_seek(): Offset 0 is invalid for MySQL result index 7 (or the query data is unbuffered) in /home/ebitki/depo/db.inc.php on line 38
Bal her derde deva mı? | ebitki.com

  Ana Sayfa   Hastalıklara Göre Şifalı Bitkiler   Türkçe İsim İndeksi   Latince İsim İndeksi   Familya İsim İndeksi   Haber / Yazı  
 
Bitki İsimlerinde:

Hastalıklarda:

Latince İsimlerde:


Tüm Makaleleri Göster

Bal her derde deva mı?

Bahar aylarında gazetelerde bu yıl dünya genelinde arıların toplu şekilde öldüğünü bildiren haberler çıktığında ‘Artık bal da bulamayacağız’ diye düşünerek çok üzüldüm. Şüphesiz benimki bencilce bir düşünce, hayvancıklar bilemediğimiz bir nedenle telef oluyor, biz ne düşünüyoruz! Koyun can derdinde, kasap et derdinde misali. Ama her ne kadar bulmak zorlaştıysa da gerçek kovan balının tadına da doyum olmaz, hani!

Birkaç ay önce bir yerel gazetede, bir bal satıcısının vermiş olduğu ilan gözüme ilişmişti. Reklam ‘Her türlü dertlere deva olan...’ diye başlıyor. Altına sıralamış bir sürü hastalık; iyi gelmediği hastalık yok gibi, en az 80-90 derde devadır diye de bağlamış sonunda. Hepimiz gerçek balın sağlık için yararlı olduğunu biliriz, ama 80-90 gibi bir rakam görünce de sanırım güvenimiz sarsılıyor. Acaba bal gerçekten yararlı mı?

DOĞA MUCİZESİ

İsterseniz bir doğa mucizesi olan bu olayı hatırlayalım. Arılar çiçeklerdeki nektarı (bal özü) toplamak için çiçek çiçek gezer. Aslında nektar, entemofil (tozlaşması böcekler ile olan) bitkilerin tozlaşmak için böcekleri cezbetmek amacıyla ürettikleri bir salgı. Dolayısıyla, arı nektar salgılayan bitkilere gittiğinde vücuduna bulaşan polenleri de diğer bitkilere taşıyarak tozlaşmayı sağlar. Yani arılar sadece bal üretmekle kalmaz, doğanın dengesi için son derece önemli bir görevi de görmektedirler. Yanlış hatırlamıyorsam Einstein, ‘Arılar olmasa dünyada bir kaç yıl içerisinde insanların yiyeceği hiçbir şey kalmazdı’ diye arıların önemini vurgulamış.

ZEHiRİNİN BİLE FAYDASI VAR

Arılar nektarları toplayarak kovanlarına geldiğinde kovanların önüne yerleştirilen tel kafeslerden geçerken vücuda yapışan bu yapışkan polen kütleleri dökülür ve arıcılar tarafından toplanarak arı poleni olarak kullanılır. Arılar ürettikleri balı petekler içerisine koyarken kraliçe arı için hazırlanan daha yüksek besleyici niteliklere sahip bal ise arı sütü diye bilinir. Peteklerin tamamlanmasından sonra ise yine arılar petekleri mikroorganizmalar ve yağmur gibi dış etkenlerden korumak için peteklerin üzerini bir madde ile kaplarlar. Propolis olarak adlandırılan bu ürün de son derece değerlidir. Bu doğa olayı sonucu beş kıymetli ürün ortaya çıktığını görüyoruz; bal ve kovan ürünleri olarak da balmumu, arı poleni, propolis ve arı sütü. Bunların her biri insan sağlığı için son derece değerli ürünler ve yüzyıllar-dır sağlığı koruyucu ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Bir de arı zehirinin bazı durumlardaki tedavi edici niteliklerini unutmamak gerekir.

ANTİOKSİDAN İÇERİYOR

Bal ve kovan ürünlerinin bileşiminde 200 kadar maddenin bulunduğu bilinmektedir; proteinler, amino asitler, vitaminler, polisakaritler, şekerler gibi temel bileşenler olarak bulunmakta ve balın besleyici özelliğini bu bileşenlerin-den kaynaklanmaktadır. Mesela vücudu-muz için gerekli olan ancak vücudumuzda sentezlenemediği için dışarıdan alınması zorunlu esansiyel amino asitlerin tümü (sekiz adettir) balda bulunmaktadır. Bu temel bileşenlerin haricinde, enzimatik (glukoz oksidaz, katalaz) ve enzimatik olmayan (askorbik asit, fenolik asitler, flavonoitler, organik asitler, karotenoitler) antioksidanlar bakımından zengin bir kaynaktır.

İşte bal ve kovan ürünleri için ileri sürülen tüm yararlar antioksidan niteliği ile yakından ilgilidir. Balın bileşimi ve antioksidan kapasitesi balın elde edildiği bölgeye, bölgedeki çiçek örtüsüne ve balın elde edilme tekniklerine göre büyük değişiklik gösterebilmektedir. Mesela balın, polifenolik yapıda flavonoitlerden hesperitin (flavanon) taşıması narenciye çiçeklerinden hazırlandığını, 8-metoksi kempferol (flavonol) taşıması biberiye çiçeklerinden, luteolin taşıması lavanta çiçeklerinden ve kersetin (flavonol) taşıması ise ayçiçeği çiçeklerinden hazırlandığını gösterir. Dolayısıyla balın antioksidan özelliği de kaynak bitkiye göre önemli ölçüde değişebilir. Mesela kersetin kimyasal yapısı bakımından yüksek bir antioksidan kapasiteye sahiptir. Buna bağlı olarak da kersetin türevleri bakımından zengin bal daha etkili olacaktır.

Halk arasında bir de koyu renkli balın daha yararlı olduğu kanısı yaygındır. Gerçekten de yapılan bilimsel çalışmalarda koyu renkli bal örneklerinin daha yüksek oranda flavonoitler ve karotenoitler taşıdığı ve dolayısıyla antioksidan özelliğinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bildiğiniz gibi karotenoitler de yüksek antioksidan özellikte bitki pigmentleridir. Önümüzde hafta da bu konuyu incelemeye devam edeceğiz.

Bu yazı 1983 defa okundu

Kaynak : Erdem Yeşilada - http://www.stargazete.com/yazar/prof-dr-erdem-yesilada/bal-her-derde-deva-mi-haber-77526.htm

Eklenme : 2011-11-22


Rastgele Bitki