Safran
Bitki adı:Saffron, stigma
Bilimsel adı:Crocus sativus
Cins:Crocus
Familya:Iridaceae
Diğer adları:Saffron
SAFRAN - Crocus sativus L. (lridaceae) türünün kurutulmuş stigmalarıdır. Bu tür 20 cm kadar yükseklikte, son baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan, yumrulu bir bitkidir. Safranbolu köylerinde yetiştirilir. Safran koku verici ve boyar madde olarak kullanılmaktadır (24). Bk. Aspir, Cehri, Çiğdem. Yemen safranı. Eş anl. Safran çiçeği. Safran çiğdemi.[Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Turhan Baytop, 2007]
SAFRAN ÇİÇEĞİ — >Safran.[Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Turhan Baytop, 2007]
SAFRAN ÇİĞDEMİ — >Safran.[Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Turhan Baytop, 2007]
(La. Crocus, Stigmata Croci, Al. Safran, Fr. Safran, in. Saffron) Crocus sativus L. (İridaceae) türünün kmutulmuş stigmasıdır. Bu tür 20 - 30 cm boyunda, sonbaharda yapraklar ile birlikte mor renkli çiçekler veren, soğanlı bir kültür bitkisidir. Melez kökenli olduğundan tohum vermez. Yumruları ile üretilir. Halen Türki yede (Safranbolu) az miktarda yetiştirilmek tedir (Resim : 21 ve 22). Dış görünüş : Kırmızımtırak turuncu renkli, kolaylıkla kırılabilen, bir uçları biraz daha geniş iplikçikler halindedir. Tam olan lar uçta üç parçalıdır. Acımsı lezzetli, kuv vetli ve özel kokuludur. Bileşim : Uçucu ve sabit yağ, acı madde (pikrakrosiıı) ve kırmızı renkli bayar madde ler (krosin) taşımaktadır. Etki ve kullanılış : Sinir sistemi uyarıcı sı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılmaktadır. Çok eskiden beri (Dioscorides'de lk:ayıtlıdır) tedavi edici, bayar madde ve koku verici olarak kullanıl maktadır. Değerli bir baharattır. Zerde'nin terkibine girer. Adet söktürmek için, genellikle pelin ve papatya tozu ile, karıştırılır ve bu karışırndan hazırlanan güllaçlardan günde 2 - 6 tane alı nır. Aşağıdaki oranlarda bir karışını uygun dur. Safran, toz Tıbbi papatya, toz 0.25 gr 0.30 gr Bu miktarlar bir güllaç içindir. Zehirliliği düşiik bir drogdur. Toz halin de, iştah açıcı ve midevi olarak 0.2- 0.5 gr miktarları günde birkaç defa alınır. Yatıştı rıcı miktarı günde 1- 1.5 gr arasındadır. Da ha yüksek miktarlar adet söktürücü olarak tesir eder. Kullanılış şekli : Toz halinde. Diğer isimler : Zağferan (arapçadan). Yetiştirme : Safran Hititler döneminden beri Anadoluda bilinen (1) (hititçe ismi : A zupiru) ve ilaç olarak kullanılan bir drogdur. Grekler döneminde de Batı Anadoluda (İz mir bölgesi) elde edilen ve tisareti yapılan bir maldır. Theophraste bu drogu "drogların kraliçesi" olarak isimlendirmiştir. Safran Os ınanlılar döneminde de önemini korumuştur. 18 58 yılında, yalnız İngiltere'ye 9.705 kgr saf ran satılmış olması (2) bu drogun 19. yüzyıl ortalarındaki önemini gösterir. 20. yüzyılın başlarında, işgücü yetersizliği ve ekonomik güçlükler nedeniyle, Anadoluda safran ekimi ve eldesi çok gerilemiştir. 1913 yılında yalnız Safranbolu ve Urfa illelinde ekim yapılıyor du. Elde edilen safran miktarı ise 500 kgr ci varındadır (3). Bu miktar memleketin gerek sinmesim karşılamadığı için 1923 yıllarından itibaren Avrupa ülkelerinden (bilhassa Fran sa'dan) safran dışalırnma başlanmıştır. Halen de ihtiyaç dışalım ile karşılanrnalotadır. Bugün safran ekimi Safranbolu ilinin yalnız iki köyünde (Akveren ve Davutobası) yapılmakta ve az miktarda safran elde edil mektedir. Elde edilen safran da balmumu ile tağşiş edildiği için, bu safran düşük kaliteli dir (4). Safran elde etmek için bitki ·yumrular ile üretilir. Yumrular ağustos sonu ile eylül başlarında tarlaya (safranlık) dikilir ve ekim başında çiçekler meydana gelir. Çiçekler sa bah ve akşam olmak üzere günde iki defa toplanır ve stigmalar, stilusun üç parçaya ay rıldığı noktanın hemen altından, elle kopar· tılarak çiçekten ayrılır. Ayrılan stignıalar, ince bir tabaka halinde, bir elek üzerine ko nur ve hafif kömür ateşi üzerinde kurutulur. 1 - Ertem, H.: Boğazköy metinlerine göre Hititler devri Anadolu'sunun florası 81, Ankara <1974). 2 - Collas, B.C.: La Turquie en 1861, 176 Paris (1861). 3 - Çelebioğ1u, H. S.: Safran-Farınako1oğ 10 (1,2,3) : 14 <1940). 4 - Baytop, T.: Farmakognozi ders kitabı 2 : 59, istanbul (1974) .
Kaynak: Türkiye'de Bitkilerle Tedavi (Turhan Baytop), s. 207
Bu bitki için kayıtlı bilimsel araştırma bulunamadı.